içinde

Uzun Süreli Anne Bakımı, Uzun Yaşamın Anahtarı Olabilir

Anne ile çocuk arasındaki ilişki, insanların neden boyutlarına göre beklenenden daha uzun yaşadıklarına dair ipuçları sunuyor.

Nörobiyoloji ve davranış alanında doktora sonrası araştırmacı olan Matthew Zipple, insanların diğer birçok memeliyle karşılaştırıldığında sahip olduğu süper uzun yaşam sürelerinin gerçekten gizemli bir olgu olduğunu söylüyor. Zipple, bu uzun yaşam süresinin kısmen, hayatımızın temel yönlerinden biri olan anne ile çocuk arasındaki ilişkiyle açıklanabileceğini öne sürüyor.

“Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlanan “Anne Bakımı Uzun, Yavaş Yaşamların Evrimine Yol Açıyor” başlıklı makalenin ortak yazarları arasında nörobiyoloji ve davranış (A&S) profesörü H. Kern Reeve ve Alaska Anchorage Üniversitesi’ndeki Kenai Peninsula College’dan Orca Jimmy Peniston yer alıyor.

Zipple ve ortak yazarlar, modellerinde tutarlı bir şekilde, yavruların annelerinin uzun süreli bakımına ihtiyaç duyduğu türlerin daha uzun ömürlü olduğunu ve daha az çoğalma eğiliminde olduğunu buldular.

Zipple, annenin hayatta kalması ile yavruların zindeliği arasındaki bağlantı güçlendikçe, hayvanların daha uzun yaşama ve daha az üreme eğiliminde olduklarını gözlemlediklerini, bunun da insanlarda görülen modeli yansıttığını belirtiyor. Zipple’a göre, benzer bağlantılar sırtlanlar, balinalar ve filler gibi, primatlar dışındaki diğer türlerde de bulunduğundan, bu model genel olarak memelilere uygulanabilir.

Çalışma, annenin hayatta kalması ile yavrunun sağlığı ve yaşam hızı arasındaki ilişkiyi gösteren evrensel bir matematiksel model sunuyor. Buna ek olarak, saha çevrebilimcileri tarafından toplanan verilerden yararlanan iki ampirik model de içeriyor. Bu modeller, annenin hayatta kalması ve yavruların sağlığı hakkında veri türlerini içeriyor. Zipple, saha çevrebilimcilerinin bu modelleri kullanarak anne bakımı ve hayatta kalmanın, bir türün yaşam süresinin evrimini nasıl etkilediğini tahmin etmek için daha fazla test edebileceklerini belirtiyor. Zipple ayrıca, modeli saha çevrebilimcilerinin onlarca yıldır topladıkları mevcut uzun vadeli demografik verileri alıp bu modele uygulayabilecekleri kadar basit hale getirdiklerini umduklarını ifade ediyor.

Çalışma, 18. ve 19. yüzyıl insan popülasyonlarındaki gözlemlere dayanan“Anne ve Büyükanne hipotezi”ne dayanıyor. Bu hipotez, anneleri ve büyükanneleri hayatta olan yavruların hayatta kalma olasılığının daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Zipple, bu teorinin öncelikle insanlarda menopozun bir açıklaması olarak kullanıldığını belirtiyor. Çünkü üremenin durması, ölüm riskini azaltıyor ve yaşlı dişilerin torun bakımına odaklanmasına izin veriyor.

Zipple’ın modelleri, bir annenin, yavrusunun hayatındaki varlığının veya yokluğunun, yavrunun sağlığını nasıl etkilediğini daha geniş ve spesifik bir şekilde kapsıyor. Ekip, Zipple’ın babunlar ve diğer primatlar üzerinde yaptığı doktora araştırmasının sonuçlarına dayanarak, bir annenin sütten kesildikten sonra ancak yavruların cinsel olgunlaşmasından önce ölmesi durumunda yavruların nasıl bir yol izleyeceğine dair tahminlerde bulunuyor. Zipple, bu durumun primat yavruları ve torunları üzerinde kısa ve uzun vadeli, hatta nesiller arası olumsuz etkilere yol açtığını belirtiyor.

Anne ve Büyükanne hipotezinin, primatlarda bilinen annenin hayatta kalmasının yavrularına sağladığı belirli faydaları inceleyecek şekilde genişletilmesi amaçlanıyor. Zipple, annenin varlığının uzun ömürlülüğün evrimine katkıda bulunabileceği daha geniş ve muhtemelen daha incelikli yolları keşfetmek istediklerini belirtiyor. Ayrıca, bu olguyu çok daha geniş bir hayvan yelpazesinde anlamaya çalıştıklarını ifade ediyor.

Doktora araştırması sırasında altı ayını sahada, yavrularıyla birlikte anne babunları gözlemleyerek geçiren Zipple’a göre, annelik ile uzun ömür arasındaki bağlantı, anne bakımının önemi ve gücünün altını çiziyor.

Zipple, “İnsan olmayan primatlarda anne ve bebeklerin etkileşimini izlediğinizde, bebeklerin yüzlerinde dünyada annesinin varlığından daha önemli hiçbir şeyin olmadığını görebilirsiniz. Demografik çalışmalarla birlikte davranışsal gözlemler, en yakın primat akrabalarımızla paylaştığımız bu ortak evrimsel çizgiyi gerçekten güçlendiriyor. Hayatta annemizin tüm dünyamız olduğu bir dönem var ve bu bağ zamanla zayıflasa da asla tamamen ortadan kalkmıyor. Bu araştırma dizisinin uzun vadeli hedeflerinden biri de, bunu uzun ömürlülükle ilişkilendirmek, insan olmanın bu iki gizemli ve merkezi yönünü birbirine bağlamak.” diyor.

Cornell University. 17 Haziran 2024.

Makale: Zipple, M. N.,  Reeve, H. K., Peniston, O. J., 2024. Maternal care leads to the evolution of long, slow lives. Proceedings of the National Academy of Sciences, 121, 25.

 

Ne düşünüyorsun?

Yazar

Yaz Gündönümünde Stonehenge’de 15.000 Kişi Toplandı

Antik Roma Kuyusunun İçinde Nadir Eserler Bulundu