içinde

Park Teknolojisinin Mucidi: Brooks Walker

Park Teknolojisinin Mucidi: Brooks Walker

Eskiden insanı A noktasından B noktasına taşıyan 4 tekerlekli demir gövdeli bir kutudan, şimdilerde sadece bir statü ikonu olmakla kalmayıp insana pek çok yönden yardımcı olan ultra lüks bir makineye… Otomobil teknolojisindeki gelişmelerin hızına son yıllarda yetişemiyoruz. Beşinci seviye otonom sürüşe sahip elektrikli araçların trafiğe çıktığı günümüz şartlarını bundan 70 yıl önce insanların birçoğu öngörmüyordu. Ya da kendi kendine park edebilen araç teknolojilerini hayal edemiyorlardı. Fakat o günün şartlarında da düşünen ve fikir üreten birileri vardı.

Yarım asır önce bazı araba meraklıları, beşinci tekerlekle park etmenin zamanın ilerisinde olduğunu ve haklı olduklarını iddia ediyorlardı. Bu konsept 40’lı ve 50’li yıllarda hiç popüler olmasa da sistemin benzer ve daha gelişmiş bir versiyonu günümüz arabalarında aranan bir özellik. Biz buna “park yardımı” ya da “park asistanı” diyoruz.

Park yardımı özelliği size yeni gelebilir ancak kesinlikle yeni bir teknoloji değil. Aslında Brooks Walker 1930’larda bu fikrin ilk ideolojik temellerini attı. Elbette bugün park asistanını kullanan araçların park etmelerine yardımcı olan bir beşinci tekerleği yok. Ancak geçmişin ve bugünün teknolojisinin arkasındaki fikir aynıdır; paralel parkı kolaylaştırmak.

Beşinci Tekerlekle Park Nedir?

Sürücülerin araçlarını paralel olarak dar bir noktaya park etmelerini kolaylaştırabileceği şık bir araç yeniliği için geçmişe doğru hızlı bir yolculuk yapalım. Bu mekanizma, mucidin kendisi tarafından “beşinci tekerlekten çekiş” olarak lanse edildi.

Arabalar lüks olmaktan çıkıp ihtiyaç haline geldikçe yollar tıkanıyor ve park yerleri daralıyordu. Brooks Walker da park sorununu çözmek için bir fikir geliştirdi. Arabanın stepnesini yere itmek için bir hidrolik pompa kullandı. Bu, sürücünün arabasını radyal olarak döndürerek park yerine girip çıkabilmesi için yapıldı.

Aşağıda, bu dahiyane yeniliği gözünüzde canlandırmanıza yardımcı olacak bir videonun bağlantısı bulunmaktadır.

Bruce Walker’ın beşinci tekerlekli prototipini test etmek için kullandığı araç kendi Packard Cavalier’iydi. Fikrinin gerçekten çalıştığını gördüğünde çok sayıda otomobil fuarında “beşinci tekerlekten çekişi” otomobil severlere ve üretici firmalara gösterdi.

Sadece bu da değil, bir haber spikeri bu yeniliği fark etti ve şöyle dedi:

“Yeni arabalar büyürken park yerleri küçülüyor. Bir mucit, sürücünün baş ağrısını dindirecek bir şey geliştirdi.”

Peki Bu Sistem Nasıl Çalışıyor?

Kendi kendine park etme özelliğini etkinleştirmek için ön panele monte edilmiş kol çevrilir. Böylece stepne, hidrolik pompalar yardımıyla aracın arka tekerlekleri yerden temasını kesene kadar kendini alçaltacaktır.

Piston Kolu
Park Tekerleği Piston Kolu

Araba havadayken, sağ arka lastik patinaj yapacak şekilde araç vitese takılır. Dönen lastik, sırayla bir dizi kayışı harekete geçirecektir. Bu kayışlar stepnenin arkasındaki bir dişliyi döndürür. Vites, yöne bağlı olarak tekerleği sağa veya sola çevirecektir. Geri veya sürüş modu, arabanın hangi yöne döneceğine göre tercih edilir.

Araç yerine oturduğunda, sistem tekerleğin daha fazla dönmesini durduracaktır. Son olarak araçtan inmeden önce ön paneldeki kol tekrar çevrilir ve her iki arka tekerleğin tekrar yerde olduğundan emin olunur.

Büyük Bir Yenilik Her Zaman Onu Büyük Yapmaz

Şimdilerde birçok otomotiv uzmanı araca beşinci bir tekerlek eklenirse tüm park etme sorunlarının ortadan kalkacağını söylüyor. Fakat çoğu kimse bu konseptin yarım asır önce neden işe yaramadığını bilmiyor.

Bu buluş gün ışığı görmemiş değildi. Bu düzgün çalışan prototip o yıllarda yapılan neredeyse tüm fuarlarda tanıtıldı ve tüm paydaşların görmesi için şehir şehir gezdirildi. Ancak, büyük otomotiv şirketleri bu buluşa çok sıcak bakmadı.

İddialardan bazıları sistemin oldukça yüksek maliyetli olması ve bagaj boşluğunu işgal etmesiydi. Belki de otomotiv üreticileri alıcıların sadece bu mekanizma için fazladan para harcamak istemeyeceklerini düşündüler. Ancak bu buluşun beklenen ilgiyi görmemesi hakkındaki iddialar yeterince belgelendirilmediğinden kesin olarak bir şey söyleyemiyoruz.

Buna rağmen, Brooks Walker icadından vazgeçmek istemedi. Buluşundan altı yıl sonra, 6 Aralık 1938’de patentini aldı.

Daha sonra Walker, beşinci tekerlekten çekiş mekanizmasını 1951 Cadillac’a entegre etti. Aynı zamanda tamircilerin bu sistemi herhangi bir arabaya uyarlayabileceğinden bahsetti. Sistem kendi içinde çok basitti ve bu Walker’ın sisteminin olumlu yönüydü. Bu sistem, markası ne olursa olsun arabanın temel yapısını değiştirmeden herhangi bir arabaya kolayca entegre edilebilecek basit bir cıvatalı kit gibiydi.

Tarih Bazen Kaybedenleri De Yazar

Brooks Walker tarafından tasarlanan bu sistem otomotiv paydaşlarınca hiç değer görmese de günümüzde adını hala anıyor ve park teknolojisinin mucidi diye adlandırıyorsak bunun nedeni; inovasyonu ne kadar başarılı olursa olsun, paralel park mekanizmasını mükemmelleştirmeye öldüğü 1970’lere kadar devam etmesidir.

Bu nedenle bir dahaki sefere dar bir alana düzgün bir şekilde park etmek için park asistanınızı devreye soktuğunuzda, bu konseptin temelini atan kişinin o olduğunu unutmayın.

Yukarıda bahsedildiği gibi, sistemi kimse satın almadığı için Brooks Walker’ın Packard’ı kendisine sakladığı tek parçaydı. Onu sadece 75000 km sürdü. Daha sonra arabası 1980’de satıldıktan sonra araç, günümüze dek sadece iki koleksiyoncu daha gördü.

Walker’ın Park Sistemini Entegre Ettiği 1951 Cadillac’ı

Kaynakça

  1. blog.getmyparking.com
  2. autoportal.com
  3. en.escuderia.com

Ne düşünüyorsun?

Yazar

Avcı-Toplayıcılar Aslında Çoğunlukla Toplayıcıydı

Okyanus Ötesine Yolculuk: Yılan Balığı