içinde

Elektrikli Araçlar ve Emisyonlar

Elektrikli Araçlar ve Emisyonlar

Bilindiği üzere otomotiv sektörü geniş çaplı bir değişime gitmekte. Sebeplerine bakacak olursak; gittikçe katılaşan emisyon standartları, içten yanmalı motorlara talebin azalması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımların artması olarak sıralayabiliriz. Yani değişimin yenilenebilir enerjili taşıtlar tarafına doğru kaydığını açıkça söyleyebiliriz.

Günümüzün en popüler olan yenilenebilir enerji kaynağı ise ‘’elektrik’’. Peki elektrik enerjisi neden bu kadar popüler oldu? Sanıldığı gibi elektrikli araçlar sıfır emisyonla mı çalışıyor? Hadi gelin bu soruları birlikte inceleyelim.

Elektrikli Araç Popülaritesi ve Tarihçesi

Elektrikli araç teknolojisinin geçmişi, günümüzden yaklaşık 200 yıl öncesine, içten yanmalı motorlarla aynı tarihlere dayanmaktadır. İlk elektrikli araç örneği 1835 yılında, ABD’de ortaya çıkmıştır. Ancak şarj etme işlevi olmadığı için ve rakibi içten yanmalı motorların gerisinde kalmasıyla nispeten başarısız olmuştur. Yani elektrikli araçların doğasından kaynaklı yüksek verimlilik, pil teknolojisinin yetersizliğine kurban gitmiştir. Uzun bir süre boyunca içten yanmalı motorların gölgesinde kalan bu teknoloji, rakibinin emisyon gibi büyük dezavantajları sayesinde tekrar rekabet edebilecek pozisyona gelmiştir. Günümüzde ise pil teknolojisine yapılan yatırımların artması sonucu bataryalar iyice geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam edilmektedir. Bu şekilde rakibine karşı bir avantaj kazanıp, önümüzdeki yıllarda farkı iyice açacağı beklenmektedir.

Ülkeler ve Kararları

Başta; Avrupa ülkelerinden Almanya, içten yanmalı motor kullanan arabaları 2035’e kadar tümüyle yasaklayacağını açıkladı. Ardından Amerika da yeni benzinli ve dizel otomobillerin satışı 2035’ta yasaklanacağını duyurdu. En yakın tarih veren ülke Norveç ise 2025’te sadece %100 elektrikli olan araçların satılabileceğini açıklarken ülkemiz ise aynısını 2040’da yapacağını duyurdu.

Sıfır Emisyon İbaresi

Satış teşviki sağlama açısından günümüzde birçok elektrikli araç tedarikçisi ‘’sıfır emisyon’’ ifadesini kullanıyor. Fakat sanılanın aksine, sıfır emisyon ibaresinin kullanımı kesinlikle doğru değildir. Her ne kadar araç hareket halindeyken egzoz emisyonu vermese de araç üretilirkenki emisyon oranları içten yanmalı araçlara kıyasla 2.5 kat daha fazladır.

Ayrıca ülkemizde her evde 220V AC elektrik akımı bulunmaktadır ve gelecekte herkesin, evinden aracını şarj etmesi planlanmaktadır. Tüketilen elektriğin üretimi için hesaplamalara göre, Türkiye genelinde 1 MWh (birim) net elektrik üretimi başına ortalama 0,440 ton CO2-eşd. sera gazı emisyonu salınmaktadır.

Bir aracın sıfır emisyonlu olabilmesi için tükettiği enerjinin üretilirken de emisyonsuz olması gerekir. Örneğin herkesin evinde güneş paneli olsa ve herkes aracının elektriğini güneş enerjisinden ürettiğiyle karşılasa sıfır emisyon hedefi gerçekleştirilebilir. Sırf egzozundan CO2 salınımı yapmıyor diye sıfır emisyon ibaresi kullanmak, satış pazarlama stratejilerinden başka bir şey değildir.

Kaynakça

https://enerji.gov.tr/evced-cevre-ve-iklim-elektrik-uretim-tuketim-emisyon-faktorleri

https://www.eea.europa.eu/ims/co2-performance-of-new-passenger

https://web.archive.org/web/20210916002955/

How clean are electric cars?

 

Ne düşünüyorsun?

Yazar

Bilgisayar Görmesi ve Görüntü İşlemede Yeni Bir Dönem: Kapsül Ağı Yöntemi

Endüstri 5.0: Süper Akıllı Toplum