içinde

Eğer Kuşlar Dinozorsa Neden Soğukkanlı Değiller?

Araştırmacılar, uzun bir süre boyunca dinozorların kertenkeleler gibi günlerinin çoğunu güneş altında yatarak geçirdiklerini varsayıyordu.

100 yılı aşkın bir süre boyunca araştırmacılar dinozorların dev kertenkeleler gibi olduğunu varsayıyordu: günlerinin çoğunu güneşin tadını çıkararak geçiren uyuşuk sürüngenler oldukları düşünülüyordu. Dinozorların günümüz kertenkelelerinden ziyade kuşlara benzediğini fark etmeye başladığımızda bu imaj değişti.

Bugün araştırmacılar, kuşların teknik olarak dinozorlar olduğu konusunda hemfikir; 66 milyon yıl önceki kitlesel yok oluştan sağ kurtulan tek tür. Ancak bu doğruysa neden kuşlar günümüz sürüngenlerinin çoğu gibi soğukkanlı değil?

Cevap basit: Çoğu dinozor da muhtemelen sıcakkanlıydı.

(İlgili: İlk ‘Sıcakkanlı’ Dinozorlar 180 Milyon Yıl Önce Ortaya Çıkmış)

Memeliler gibi kuşlar da sıcakkanlı veya endotermik, yani kendi vücut sıcaklıklarını dahili olarak düzenlerler. Endotermik hayvanlar daha yüksek bir metabolizmaya sahip, bu da uçmak gibi fiziksel olarak daha zorlu aktivitelere izin verir, ama bunu sürdürmek için daha fazla kalori gerektirir.

Oklahoma Eyalet Üniversitesi’nde anatomi ve paleontoloji profesörü Holly Woodward, “Sıcakkanlı hayvanlar genellikle daha aktiftir. Geceye kadar aktif olabilirler. Ve bu bir evrimsel stratejidir, çünkü diğer hayvanlar çok soğuk ve yavaş oldukları için yiyecek arayamaz.” diyor.

Kuşlar genellikle benzer büyüklükteki memelilere göre daha yüksek bir metabolizmaya sahiptir ve vücut sıcaklıklarını 41 ila 43 santigrat derece arasında yüksek tutarlar. Dakikada 720 ila 5.400 kez kanat çırpan sinek kuşlarının, her gün vücut ağırlığının yaklaşık yarısını tüketmesi veya 10 ila 15 dakikada bir yemek yemesi gerekir.

Bunun aksine, soğukkanlı hayvanlar veya ektotermler (çoğu modern sürüngen ve balık gibi) vücut sıcaklıklarını değiştirmek için çevrelerine güvenirler. Kendilerini ısıtmaya çok fazla enerji harcamadıkları için düzenli olarak yemek yemelerine gerek yok. Örneğin timsahlar bir yıldan fazla bir süre yemek yemeden yaşayabilirler.

Yıllar boyunca araştırmacılar, çoğu modern sürüngenin ektotermik olması nedeniyle eski sürüngenlerin de ektotermik olması gerektiğini varsaydılar.

Chicago’daki Field Müzesi’nde fosil sürüngenlerin küratör yardımcısı Jingmai O’Connor, “Çoğu zaman, yaşayan hayvanlara bakıp mevcut duruma göre atalarının durumu hakkında bir varsayımda bulunursanız, bu sizi yanıltır.” diyor.

1960’ların sonlarında Deinonychus adı verilen kuş benzeri bir türün keşfiyle görüşler değişmeye başladı. O zamandan beri araştırmacılar, eski kuşlar da dahil olmak üzere birçok dinozorun sıcakkanlı olduğunu gösteren fiziksel özellikler buldular. Tüylerin varlığı böyle da bir gösterge. Tüyler hayvanların vücut ısısını korumasına yardımcı olur, buna da ektotermik hayvanlarda ihtiyaç duyulmaz.

Woodward, laboratuvarında başka bir şeye bakıyor: kemik dokusunun mikro yapısı. Woodward, endotermlerin ektotermlerden çok daha farklı kemiklere sahip olduğunu buldu; bunun nedeni çoğunlukla ektotermlerin genellikle daha yavaş büyümesiydi. Bu büyüme oranı, kendisinin “küçük lifler” olarak tanımladığı kemiklerin mineral bileşenine de yansıyor.

Woodward, “Bunları bir nevi mikado çubukları olarak hayal ediyorum: Eğer gerçekten yavaş büyüyorsanız, bu lifler birbirine paralel olarak yönlenme eğiliminde olur ve böylece düzleşirler. Ancak daha hızlı büyüyorsanız, lifler karmakarışık hale gelir” diyor. Bu, Woodward’un sıcakkanlı hayvanların kemiklerinde görmeye eğilimli olduğu türden bir yapı.

Woodward’un gözlemleri, dinozorların kemik yapılarının timsahlardan çok kuşlara ve memelilere benzediğini gösterdi.

Sıcakkanlılığın ilk kez tam olarak ne zaman ortaya çıktığı belli değil. Tüm dinozorlar (kuşlar dahil) ve timsahlar ortak bir sürüngen atayı paylaşıyor ve hem Woodward hem de O’Connor, bu atanın sıcakkanlı olduğuna dair iyi kanıtlar olduğunu söylüyor. Bu da endoterminin dinozorlardan önce ortaya çıktığı anlamına geliyor. Soğukkanlı dinozorlar daha sonra ortaya çıkacaktı.

Ancak endoterminin daha da erken ortaya çıkmış olması mümkün. Eğer hem memeliler hem de sürüngenlerin çoğu endotermik idiyse, belki de yaklaşık 310 milyon yıl önce yaşamış olan ortak ataları da endotermikti. Ancak O’Connor, endoterminin büyük olasılıkla memelilerde bağımsız olarak evrimleştiğini söylüyor.

Gelecekteki araştırmalar bu fikirlere meydan okuyabilir. O’Connor, “Çok fazla varsayımda bulunuyoruz, ama sonra veriler yanıldığımızı kanıtlıyor.” diyor.

Live Science. 22 Haziran 2024.

 

Ne düşünüyorsun?

Yazar

Manş Adalarında Gotların Öldürdüğü İmparatorun Sikkesi Bulundu

Bizim Dışımızdaki Hayvanlarda Eşcinsellik Ne Kadar Yaygın?